DOĞUSUNDAN AMERİKA

Gece yarısı vardığımız havaalanında,ertesi gün tura katılacağımız için sabahlamaya karar verdik.Bu New York çok saçma bir yer.Ne havaalanı ne bilmem nesi hiç biri bir şeye benzemiyor.Kaç farklı havaalanında kaldım en konforsuzu buydu.Araba yarışı,dövüş oyunu filan oynanan koltukların birini kendime yuva belleyip yattım ama uyumak filan yok.Düşündükçe sırtım hala ağrıyor.Yerlerde orada burada insanlar yatıyor.Bir de görevliler…

MİAMİ…

Orlando’dan yaklaşık 380 mil uzaklıktaki Miami için gece yarısı yola koyulduk.Arkadaşım yolda uyuyunca kendimi müziğe verip Florida yollarında araba sürüyor olmanın keyfini çıkara çıkara saat 3 civarı görevimi tamamladım.Bir ara arabayı, gözlerim yarı kapalı yarı açık bir şekilde sürmüş olsamda hiç bir sorun yaşamadan ulaştık . 🙂 Her şey çok güzel tamam ohh okadar yolu…

ORLANDO

Orlando’da ilk sabahımız havaalanında araba kiralamaya çalışmakla geçti.Daha önce ayarlamış olduğumuz arabada sorun çıkınca tek tek bütün şirketleri gezip fiyat aldık.Her yer aşırı pahalı olunca umutlarımız iyice tükenmişken, uzak bir yerde ki araba kiralama şirketine gidip son kez şansımızı denemeye karar verdik.Sonunda kiralama şirketinde ki yetkilileri ikna etme çabalarımızın  başarılı olmasıyla tam da umudu kesmişken arabayı…

DAY TWO…

Güzelim odamızı iyice dağıtıp Chicago merkeze kendimizi attık.Son son alışverişin dibine vurduktan sonra son bir subway turu ile şehre veda etmek için brown line’da yerimizi aldık.Etrafı izlemek için son şansım iken sağolsun sıcacık kanlı Amerikan insancıklarından biri yanıma oturdu.Ben etrafı izlerken, nerelisin? tatil mi yapıyorsun? öğrenci misin? derken konu konuyu açtı ve bu genç arkadaşımızın…

TRAVEL ZAMANI…. DAY ONE

Gün geldiii devran döndü 🙂 artık gezme sırası bizde…Amelelik hayatımız biter bitmez gece yarısı arabaya atlayıp Chicago’ya ulaşmak üzere yola çıktık. Tahminimizden baya erken hostelimize ulaşınca, açılma saatine kadar oturup bekleyelim dedik.Sakin sakin otururken birinin bizim hostele girdiğini görüüp yanına gittik.Adam barda sabahlamış ama sarhoş filan değil, bizim hostel için kapıda bekliyor olmamıza katıla katıla gülmeye…

WET…

UYARI! +18 yok yok +21 olmayanlar bu yazıyı okumasın.Hemen bilgisayarını kapatıp tehlikeli dünyadan kendisini korumak için güvenilir yatağına yatıp yorganın altında huzurlu bir uykuya dalsın. Tayvanlı bir arkadaşımın isteğiyle jameican partisine gitmek üzere hazırlanmaya başladık.Partinin afişi ortamı yeterince açıklar nitelikte olsa da erkekleri çekmek için izlenmiş bir reklam politikası olduğunu düşünerek hiiç aldırmadık.3-5 kişiyide yanımıza…

SONA YAKLAŞIRKEN…

 Günler geçip gidiyor artık içinde amerika olan her şeyden bıkmış durumdayız.Amerika’nın partisininde,otelininde,yemeklerininde,işininde içine sığamıyorum artık.İyice sıkıldım bunaldım şu küçük kasabadan.Ezgilerimizle eğlenmeyi de inanılmaz özlemişken  türk arkadaşımız için güzel bir türk partisi düzenledik.Açtık halay,çiftetelli,oryantal,zeybek ne varsa işte bizim oralardan.Yabancıların da inanılmaz ilgisini çekti her oyunu öğrenmeye çalıştılar şaşkın şaşkın bizi izlediler.Bizimle aynı yerde kalan bir yöneticimiz…

CHİCAGO’DA BİR GÜN

Chicago… Yoğun iş tempomuzun arasında bir kaçamak yapıp chicago’ya gitmeye karar verdik.Planlarımızı yaptık ama planlar her zaman istediğimiz gibi gitmiyor tabiki bizim evdeki hesapta çarşıdakine uymadı.Pazartesi partisini yarım bırakıp erkenden evimize gelip saç baş hazırlığı kıyafet planları derken erkenden yatağımıza yattık.3.00 am civarı kalkıp yola çıkmamız gerekirken arabası olan arkadaşlar hava şartlarından dolayı gitmekten vazgeçtiler.Ne…

WİSCONSİN GÜNLERİ

Klasik pazartesi günü partimiz bu sefer çok lüks bir otelin parti salonunda kostüm partisi şeklindeydi.Parti için yeni kıyafetler alacak değildim tabiki zaten azıcık para alıyorum onuda bu sebeple harcayamam.Neredeyse bütün yabancı çalışanlarda aynı şekilde düşünüp normal kıyafetlerle gelmiş.Amerikalılar ise birbirinden ilginç kostümlerle gecenin anlam ve önemine yakışır şekilde özenle hazırlanmış.’Kostüm partisi’ kulağa ne kadar hoş…

NOAH’S ARK GÜNLERİ

Bize her işi yaptırma olayını biraz abarttılar.Piknik var koş merve, haydi çamaşır yıka haydi bide katla aa kasa boşmuş oraya da bir bak sen…Ben de bir insanım ya ne yerim belli ne yurdum.Piknik var dediler gittik.Bize değil tabiki Amerikanın çok büyük bir şirketi bütün çalışanlarını bizim su parkına yollamış tam beş bin kişilik bir grup.Bunlar…

HİÇ OTURMUYORUZ Kİ…

Yine tatil günümüzde erkenden kalkıp planlarımızı uygulamaya koyulduk.Gölde harika bir jet bot turuna katıldık.Başta sakin başlayan turumuz gayet romantik mekanların ve mağaraların tanıtımlarıyla devam ederken kaptanımız ufaktan gazı vermeye başladı.Artık şu romantıik mekanların beni ne kadar etkilediğinden bahsetmek istemiyorum ama dayanamıyorum ki.Ya bu nasıl bir doğa harikasıdır? Kocaman katmer katmer kaya kütleleri gölün ortasında adacıklar…

DİBİNE KADAR EĞLENMEK…

O kadar çalışıyoruz şöyle keyifli güzel bir kahvaltı yapalım parası neyse veririz diyerek gözümüze çok lüks gelen şöyle süslü püslü güzel ,Amerikan usulü kahvaltı mekanlarından birine girdik.Sonunda pancake yiyecek olmanın verdiği heyecanla siparişlerimizi beklerken, aman Allahım masamıza filitre kahve getirmesinler mi…Adam gibi bir kahve içemiyoruz diyip diyip gezinirken önümüze mis gibi kahveyi koyuverdiler.Zevkten dört köşe…