Krizde Güçlü Kalma Stratejileri

Pandemi dönemi yavaş yavaş gündemden düşmeye devam ederken çok daha büyük bir salgınla karşı karşıya olduğumuz gerçeği gün yüzüne çıkmaya başladı. Dünya hali hazırda zor bir süreçten geçerken bir anda sis bulutu gibi gerçekleri örten covid-19 , bulutlar dağıldıkça zaten sorunlu olan dünya ekonomisinin çok daha vahim bir noktaya geldiği gerçeğiyle bizleri yavaş yavaş yüzleştirdi. İş dünyasına tokat gibi çarpan bu gerçekler karşısında biz uzmanlar, satın alma stratejilerimizde çok daha dikkatli olmak zorundayız.

Dün yediğin hurmalar, bugün tırmalar misali, devletimiz kısa çalışma ödeneklerinin bedellerini artan vergilerle bizden acı acı çıkarmaya kararlı. Elbette o gün yapılması gereken korumacı yaklaşımlar gerekliydi ve olması gerektiği gibi uygulandı. Lakin gün, o günki gibi mutluluk verici değil.

Bir çoğumuzun satın aldığı malzemelerin hammaddeleri dövize endeksli. Pandemi döneminde yüksek büyüme kaydeden gıda sektöründe çalışıyor olmama rağmen, tedarikçilerimin hammaddeleri alış maliyetlerinin sürekli artması, karlılığımızı ciddi oranda etkiledi. Hele ki satışların ortalama seviyelerine düşeceği önümüzdeki dönemlerde, hammadde maliyetleri için artan kur etkisinin yanı sıra devlete ödenecek vergilerin de artacak olması, bir çok tedarikçinin sektörde tutunmadan hızlıca kayacağını gösteriyor.

Benim bu süreçteki en net stratejim, yalnızca tek bir sektör üzerinden gelir akışı sağlayan tedarikçiler yerine, mümkün olduğunca kendi hammaddelerini üretebilen ve bulunduğu sektörün çaprazındaki bir sektörden düzenli gelir akışı olan tedarikçiler ile ilerlemek olacak. Örneğin, bir kutu tedarikçim yalnızca gıda sektörüne üretim yapıyor ve şirket olarak farklı bir sektörden gelir elde edeceği herhangi bir yatırımı bulunmuyorsa, o tedarikçi ile uzun vadeli çalışmalarımı güçlü alternatif tedarikçileri portföyümde tutarak sürdüreceğim. Hatta eğer mümkünse tercih listemde geri plana iteceğim.

Benim tedarikçilerim açısından olaya yaklaştığımızda, gıda sektörünün yanı sıra ilaç sektörüne de üretim yapan bir tedarikçi bana bu süreçte güven veren tedarikçiler arasında yer alıyor olacak. Yada tedarikçime büyük resimde, şirket olarak baktığımda, gıda paketleme üretiminin yanı sıra farklı sektörler için üretim yapan bir grup şirketiyse o tedarikçi geçici kar marjı düşüşlerini tolere edebilecek ve uzun dönemde varlığını sürdürebilecek bir tedarikçi imajıyla bana güven verecek.

Satınalma uzmanları olarak, sorumlu olduğumuz alanda duygusal bağlarımızdan uzak, karlılığı maximum seviyelerine çıkaracak her türlü stratejiye açık olmak zorundayız. Belki bir çok kişi için benim stratejilerim acımasız ve bencil olarak algılanabilir fakat işini profesyonelce yapan her satınalma uzmanı gibi ben de şirketimin sürdürülebilirliği için uzun vadeyi analiz ederek tercih yapmak zorundayım.

Peki siz benim yerimde olsanız nasıl bir strateji izlerdiniz?

Merve Yazıcı Topdemir

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s