Merhaba

FullSizeRender

Kavurucu bir yaz gününün, hafif hafif esen rüzgarıyla serinleyen akşamından, merhaba diyorum bloğumun yeni konusuna. Uzun zaman oldu bloğum aracılığı ile uzun uzun dertleşmeyeli. Sizin oralardan ne haber bilmiyorum ama buralar buram buram “idealistlik” kokuyor. Uzun zamandır hayatımın içinde olanlar her çiçekten bal ala ala ilerlediğimi çok iyi bilir de, yeni gelenler dümdüz geçti gitti zanneder hayatımı. Kaktüsünden orkidesine kadar, Akyazı hayatımdaki başka çiçeklere şahit olmuştur, Ankara başka, İngiltere başka, Amerika bambaşka.

Kimileri kendi bildiği Merve’ye “senin ne işin var orada” diye kızarken, kimileri de “helal olsun” diye tebrik eder. Peki gerçek Merve’ye söylenecek en gerçek cümle ne?

Bloğumun bu konusundaki baş kahraman Merve; beni, seni, onu, bunu, şunu, bütün mühendisleri, bütün öğretmenleri, bütün öğrencileri, en önemlisi de, uluslararası bir şirket için küçük şehirde yaşayıp yaşamama konusunda kararsız olanları ve hatta en ufak tereddüt duymayacak kadar kararlı olanları yani kısacası hepimizi temsil ediyor. Bloğumda Merve’nin hayatını okudukça hepimiz göreceğiz uzak diyarlarda bir başına mücadele etmenin eğrisi doğrusu var mı? Varsa da ne? .

Merve sadece “give back” için hayat boyu yaşadığımız önemli yol ayrımlarını somutlaştıran bir figüran, milyonlarca kişiden yalnızca bir örnek.

Yavaştan başlayalım bakalım Merve neler yaşıyor.

FullSizeRenjgjder

Zor bir karardı Merve için de,  gezip gördüklerinden sonra, bilmediği küçük bir şehirde yeniden yaşamaya başlamak. Üstelik babasının tek bir telefonu ile kurulacağı koltuklardan her gün son model arabasına binerek, evlerinin yemyeşil bahçesinde, annesinin sıcacık yemeklerini yemek üzere yol almak varken.

Gerçi ben ne diyorum. Merve bu alternatifi hiç düşünmedi ki. Onu kararsızlığa düşüren tek şey istediği zaman istediği gibi alışveriş yapamayacak veya en lüks cafelerde gezip tozamayacak olmaktı.  Malum Ankara’nın göbeğinden, küçük bir şehrin yandan çarklı merkezine taşınıyordu.

Neyse o karar bir şekilde verildi ve Merve “bekara ev vermiyorum” diyen  ev sahiplerinin birini ikna ederek hayatı boyunca yaşamadığı kadar yeni bir evi makul bir fiyata kiraladı. Ondan sonrası da Merve’nin o evi dünyanın en huzurlu yerine dönüştürmeyi başarması ile teker teker güzelleşti.

Bakalım bundan sonra Merve kızımız nelerle karşılaşacak, neleri güzelleştirip, neleri batıracak…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s