Mahalle Baskısı

Anlatamamak ne zor kendini, en sevdiklerine.  Konuşamamak, dökememek içini dilinin ucuna geldiğince. Neden keskin çizgiler, kalın duvarlar çeker ki insanlar birbirlerine?

Kurtulamadık gitti millet ne derinden de, hayatımızı zorlaştırmaktan başka hiçbir işe yaramayan engellerimizden de.

İsterseniz eğitimsizliği suçlayın mahalle baskısı yaptırıyor diye, isterseniz herkesin birbirini tanıdığı küçük şehirleri, ne fark eder ki?

Bunun sıkıntısıyla boğulan kuşaklar yetiştikten sonra adına  öyle demişsiniz böyle demişsiniz neye yarar.

En çok İslam’ın arkasına saklarlar mahalle baskılarını. İslam’ın gölgesinde güvendedir ağızlarında dökülen cümleler. Özgürce sıralarlar kurallarını, sonuna “dinimiz böyle emrediyor” diye eklerler.

Nasıl olsa okuyan, araştıran yok. Kim ne derse ona inanılarak,  İslam’ın şartı zannedilip, kuşaktan kuşağa yayılacak.

Kimi zaman Arap kültürünün motiflerini, kimi zamanda birilerinin işine gelen cümleleri dinimizin şartı diye öğretiyorlar bize, kanmayın.

Fazla soru sorunca “orasını karıştırmayacaksın, her şeyi sorgulamayacaksın” diyenler var ya, onlara da aldanmayın. İslam’da her sorunun cevabı var.

Önyargı gömleğini çıkarıp bir kenara bıraktıktan sonra, alıp eline okuduğun, okurken saatlerce düşündüğün her bir cümlenin, her bir soruya cevabı var.

Ah şu her şeyi işine geldiği gibi yapanlar! Kendi nefsini terbiye etmekten ziyade başkalarının ne yaptığıyla uğraşarak İslam’ı yaşattığını düşünenler.

Şems, aşk yolunda Mevlana’nın nefsini terbiye ederken onu bir Rum şaraphanesinden bir testi şarap almaya gönderiyor. Öyle gizli saklı, köşe bucakta değil.

Apaçık, ulu orta, herkesin gözünün önünde sırtında taşıyarak bir testi şarabı, dergaha getirmesini istiyor.

Mevlana’nın nefsinden kurtulup, etrafında kimin ne dediğine aldırmadan, aşk yolunda kendi olduğuna emin olmak için bekliyor

Şems. Saatler sonra Mevlana sırtında şarap testisi, arkasında kadınlar, kızlar, esnaflar, alimler, Hristiyanlar, Yahudiler… mahşeri bir kalabalıkla şemsin karşına geliyor.

Etraftan yükselen  hakaretlerle dolu cümlelere aldırış etmiyor Mevlana. Allah yolunda, aşk için piştiğini, nefsinden arındığını, kimin ne dediğini umursamadığını Şemse kanıtlıyor.

Şems, Mevlana’nın boncuk boncuk damlayan terini, zümrüt yeşili mendiliyle silip, omzundaki testiyi kucaklayarak;

“Ey gafiller, ey zahirle amel eden şaşkınlar. Siz buraya Mevlana’yı yuhlamak, ayıplamak için toplandınız değil mi?

Nasıl olur da Alim, arif bir zat şarap taşır dediniz. Siz ne çok yanılıyorsunuz. Siz şekli Müslümansınız. Size cüppe, tesbih ve sakal yeter değil mi?

Sağırsınız, körsünüz, bundan beteri nankörsünüz. (…)  Alın şarabınızı zıkkımlanın” dedikten sonra testiyi ters çeviriyor ve içinden akan bembeyaz süt karşısında Mevlana bile şaşkına dönüyor.

Mevlana ne kaybetti Mevlana olmaktan? Kaybeden sadece Konya halkı oldu. Elbette kendini kaybetmiş, nefsine köle olmuş halkın daha sonra Mevlana’yı Şems’ten ayırmak için yaptığı eziyetleri bir kenara bırakırsak.

Nelere şahit oldu nesiller bu topraklarda, neleri yazdı, çizdi. Hiçbir tecrübe ders olmadı dillere, zihinlere. Benim sözlerimde kar etmez bilirim. Bilirim de dilimin ucuna geldi bir kere söylemeden nasıl ederim.

Hem, “anlayış, saygı” gibi kelimeler bir kere girmiş sözlüklerimize. Kim, nerede kullanmak için türetti bu kelimeleri bilmiyorum. Akıl alacak durum değil, bir milletin hiç ihtiyacı olmayan kelimeleri türetmesi.

Demek ki çok uzaklarda değil, bir yerlerde ufak tefek umut kırıntıları var hala mahalle baskılarından kurtulabilmemiz için. Denemeye değmez mi?

http://www.akyazi.net/mahalle-baskisi-200yy.htm

http://www.bizimsakarya.com.tr/m-mahalle-baskisi-4611.html#.VUPsDyGqqko

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s