Karadır Kaşların

Ne kadar çok şarkı türkü gelip geçiyor dudaklarımızdan. Kulağımıza hoş gelen ezgiler eşliğinde kimi zaman derdimizi kimi zaman da sevincimizi katıp dinlediğimiz, dillendirdiğimiz şarkılar, türküler ne hikayelerle dolu hiç düşündünüz mü? Anadolu insanının derdini, kederini, neşesini kattığı türküler kime?ne için? ne zaman yazılmış? diye  benim gibi merak edenler varsa, hikayelere ulaştıkça paylaşacağım sizlerle.

Karadır kaşların ferman yazdırır

Bu aşk beni diyar diyar gezdirir

Ne çok defa dinledik, eşlik ettik ama kim bu kara kaşlarına ferman yazılan, uğruna diyar diyar gezilen?

Eskişehirin seyitgazi ilçesinde yaşayan Mustafa Tuna, başkasına yar olmuş sevdiğine yazdığı bu türküyü herkesten gizliyor çünkü  torun torbaya karışan sevdiğine olan aşkının bilinmesini istemiyor.

Çok uzun yıllar önce rumdan dönme bir babanın kızına vuruluyor Tuna. Fakat Tuna’nın babası, “ben soyuma rum kanı katmam” diyerek itiraz ediyor. Gönlüne söz geçiremeyen Tuna, o sıralarda kına hazırlığı içinde olan kızı kaçırmaya karar veriyor. Kızdan haber getiren kadınlardan çeşmeye gideceğini öğrenerek köşe başında beklettiği at arabasıyla kızın yolunu gözlüyor. Çeşmeden doldurduğu testiyi omzuna almış giden kızı tutup duvara yapıştırıyor Tuna. Testi parçalanıyor, kızı kucakladığı gibi arabaya götürüyor. Atları kırbaçlayıp yola koyuluyorlar. O sırada arabacı Raşit yolu şaşırıp eskişehire doğru gidiyor, yol üzerinde de sara nöbeti geçirip titremeye başlıyor. Bir eliyle kızın ağzını kapatan bir eliyle de arabacıyı tutan Tuna ne yapacağını şaşırıyor. Atların başına geçse diğerleri arabadan düşecekler, yuları tutmazsa atlar başıboş koşturacaklar. Tuna kız ile Raşit’i tutmayı seçiyor ve atların başı boş koşturmalarına razı oluyor. Bu sırada aniden karşılarına çıkan kamyondan ürken atlar orman yoluna sapıyor. Peşlerine düşmüş olan jandarma ve kızın evleneceği adamın akrabaları dört bir taraflarını sarınca teslim olmak zorunda kalıyor Tuna ve 1944 yılında bir sene hapse mahkum ediliyor.

Hapishanede olduğu sıralarda vuruyor Tuna bağlamasının tellerine Lokman hekim gelse yaram azdırır, yaramı sarmaya yar kendi gelsin diye diye. Türkü hapishaneden taşıyor Eskişehiri inim inim inletiyor. Tuna hapishaneden çıkacağı zaman haber gönderiyor kızın babası ” tahliye olunca doğruca bize gelsin görüşelim” diye. Fakat Tuna’nın babası razı olmuyor bu işe Tuna da babasının sözünü çiğneyip kızın babasıyla görüşmeye gitmiyor, kızla görüşmeye devam ediyor. Hal böyle olunca babası Tuna’yı evlatlıktan reddediyor. O da alıp başını Ankara’ya yerleşiyor. Bir süre sonra da evleniyor. Sevdiği kızda köyde bir başkasına yar oluyor. Seneler sonra köyüne dönen Tuna sevdiğinin adını bile anmadan aşkını içinde yaşayıp yalnızca uzaktan seyrediyor.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s