Mutluluk Sözlerinde

Image

Aklımda ki binlerce soruyla rahibelerin arasından sıyrılıp yurttan çıkmaya çalışıyordum.Okulumun ilk günüydü ve ben daha gece yarısı geldiğim Londra da okulumun yolunu bulmak zorundaydım.Rahibe elime  eğri büğrü bir kroki tutuştururken içinde “bus” geçen bir kaç cümlesinden anladığım kadarıyla otobüse binmem gerekiyordu.Tamam ama nasıl binerim acaba para verebiliyor muyuz? ya sadece özel bir kart geçiyorsa ? Aklımdaki soruları sormaya çalıştıkça rahibe karşıma geçip uzun uzun uzun anlatıp duruyordu.Bu kadar uzun konuşmaya ne gerek vardı ki.Kendimi topladım ve otobüste nakit para verip veremeyeceğimi sormak için en güzel cümlemi kurdum. “money bus?” rahibe “yes” der demez kendimi yurdun dışına attım. Bu kadar basitti işte sorumun cevabı. Ne diye konuşup duruyorsun.

Otobüsü beklerken hala ne yaptığımı bilmez halde çaresizce etrafı süzüyordum.Otobüs geldi , kendimi bir anda otobüsün içinde zenci şoförle karşı karşıya buldum.Bütün algılarım kapalıydı ne kulağım duyuyor ne aklım çalışıyordu.O an tek yaptığım elimdeki 20 poundu zenciye uzatmak oldu.Zenci şoför el kol hareketleriyle bir şeyler anlatmaya başladığı an bende film koptu.Artık iyice sağırlaşmış bir halde gözümün önünde izlediğim zenci komedi filmleri, kulağımda o filmlerden “hey dostum senin sorunun ne he, söylesene seni adi zenci pislik” cümleleri yankılanıyordu.Sonunda anladım ki param fazla gelmiş.Parayı fazla vermicekmişsin bu ingilizlere, 2 pound ödemen gerekiyorsa onu hazırlayıp öyle binecekmişsin.Öyle paramı veriyim bozsunlar diye bir şey yokmuş ben nerden bileyim. Zenci sağolsun beni bedavaya götürdü.Adamlara bak ya biz dolmuşa binip 100 lira versek yine de bozarlar , parayı almadan götürmezler.

Image

Zar zor okulumu buldum, bir kaç sınava girdikten sonra Japon,Fransız,Arap,İtalyan,İspanyol karışımı sınıfımda yerimi aldım.İlk bir kaç dersten sonra dedim böyle olmaz tanışıp kaynaşmazsam, gezip tozacak arkadaş bulmazsam burası bana zehir olur.Bir konuşmaya başladım ki meğer herkesin kaynaşası varmış.Hemen o gün başladık gezmelere.Tabi hepimizin ingilizcesi aynı vasatlıkta olunca bizim anlaşma şeklimiz daha çok vücut diliyle ve çizdiğimiz resimlerle oluyordu.

Image

Image

Gezmelerimiz devam ettikçe nasıl kendimi parçalıyorum konuşabilmek için.Konuşmayı bu kadar severken durabilir miyim. Allem edip kallem edip konuşacak bişeyler buluyordum.Derken bir baktım ki ben baya baya konuşuyorum.Ne konuşması bülbül gibi şakıyorum mübarek.Hocalarımız beni karşısına alıp “arkadaşların 2 ay kadar daha devam edicek ama senin konuşman baya ilerledi seni üst kura çıkarsak ne dersin” demesinler mi. Allaaah sevinçten uçuyorum.Yeni insanlar, yeni gezmeler, daha çok arkadaş başka ne isterim.

Image

Böyle böyle 6 ayda 2 kur okumam gerekirken ben 4 kuru geçtim 🙂 Susmayan çenem sayesinde konuşma işini hallettim.İyi güzel ama grammer hep bir yerlerde eksik kaldı gitti.Olsun ben yine mutluyum her sınıfımda bambaşka insanlar tanıdım, yapayalnız geçecek 6 ayıma bir sürü dost kattım.İngiltereye gidiyorum zannederken ben aslında dünyayı gezdim.

Image

Image

Image

Image

Image

Image

Japon arkadaşımla oturup suşi yapmak, Arap arkadaşımla çok güzel sofralar donatıp oryantal şovlu kız partileri düzenlemek,italyanlarla partilerde çıldırmak, fransızlardan en güzel şarapları dinlemek, yahudilere islamı anlatmaya çalışmak, rus erkeklere “alın şu kızlarınızı ülkemizden” diye dert yanmak, isveçrelilerle fondü yapmak, rahibelerle meryem anaya dualar etmek, çinlilere “doğru düzgün şeyler üretin” diye çıkışmak, ispanyollardan karnavalları dinlemek, korelilerle sanat müzelerini gezip tozmak…. aklıma geldikçe beni duygulandıran daha bir çok şey.

Böyle düşündükçe kendimi çok seviyorum.Biraz egolu gibi oldu ama napiyim seviyorum.Hiç bir zaman kimseye karşı duygularımı gizleyemem kendime niye gizliyimki seviyorum işte heerkesle kucaklaşabildiğim, herkeste sevecek bir şeyler bulup eğlendiğim ,bağlandığım için.

Hayat çok güzel ve her anında muhteşem hazineler gizli.Her gece annemle konuşup onları özlediğim için ağlarken sabah olduğunda birbirinden çok sevdiğim arkadaşlarımın bana kattığı huzura bırakıyordum kendimi.Her şeyim yolunda mı gidiyordu sanki?Elbette ki hayır. Ne zaman kimin hayatında böyle olmuş ki?

Image

Çok kere hastalanıp hastane köşelerinde süründüm, ailemin yanında olmam gerektiği halde olamadığım için yastığımı yumrukladım ama ordaydım işte.Londradaydım ve eğer ben bir sürü fedakarlık yapıp orada bulunuyorsam buna değmeliydi ve değdi de.Günlüğümün her sayfasında “daha çok çalış, daha hızlı ilerle…” cümlelerini okudukça o günlerde içimde nasıl bir hırs olduğunu şimdi daha net görüyorum.Çok daraldığım zamanlarda elime defterimi kahvemi alıp parklarda gölün karşısına uzanıp saatlerce yazılar yazar kendimi iyileştirirdim.

“Bazen kimse anlamaz seni, belki kendin de anlamazsın kendini.Yine o anlardan birindeyim.Durup dururken nefesim kesiliyor, boğuluyorum.Herkese bağırıp çağırmak istiyorum.Beni yalnız bırakan herkese, her şeye.Nefesim kesiliyor sanki.Ne yapsam geçer bilmiyorum.Kime kendimi anlatmalıyım, kim beni anlar bilmiyorum.Ben yalnızlığı hiç ama hiç sevmiyorum”

diye ağlarken

“Biri Neden Burdasın mı Dedi?

Hayat bu işte.Bunların hepsini yapabildiğim an bambaşka bir hal alıcam.Başı göklere uzanan, elinin tutamayacağı, gözünün göremeyeceği bir şey kalmayan bambaşka bir ben.Hayatı hiç bir zaman hafife almadım ve hiç bir zaman anlamsız bulmadım.Ben hayattaysam mutlaka yapmam gereken bir şeyleri yapmak için burdayım ve görevimi fazlasıyla yerine getireceğim.

… ”

yazılarıyla kendimi güçlendirip koşa koşa ders çalışmaya gidiyordum.Hayat böyle işte ne zaman mutlu ne zaman mutsuz olacağınız sadece kendinize söylediğiniz sözlerde.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s