NOAH’S ARK GÜNLERİ

Bize her işi yaptırma olayını biraz abarttılar.Piknik var koş merve, haydi çamaşır yıka haydi bide katla aa kasa boşmuş oraya da bir bak sen…Ben de bir insanım ya ne yerim belli ne yurdum.Piknik var dediler gittik.Bize değil tabiki Amerikanın çok büyük bir şirketi bütün çalışanlarını bizim su parkına yollamış tam beş bin kişilik bir grup.Bunlar haricindeki müşterilerimizde olunca yaklaşık 10 bin kişiye hizmet ettik.Piknikte sos dağıttım,yemek fişi topladım,yemek dağıttım… işte ne lazımsa.Okadar kişi saatlerce yemekerin başındaydık bir çoğuda arttı, ya ama insan bir tabakta çalışanlarına vermez mi? Bu nasıl iştir göz hakkı nedir bilmez mi bunlar?Nasıl canımız çekti anlatamam.Aç kediler gibi baktık sadece.Amerikalıların iş disiplini,iş sırasındaki enerjik tavırları gibi örnek almam gerektiğini düşündüğüm bir sürü not aldım birde bunlara bizim kültürümüzün değerlerini katınca off off off işte kimse tutamaz artık beni.Bomba gibi bir endüstri mühendisi olarak yetişiyorum ülkem için.Göz hakkı nedir bilen kimsenin hakkını kesinlikle yemeyen idealist bir mühendis, ee daha ne olsun. Zavallı bir grup, Amerikaya ortamlara akmak kızları düşürmek için gelmişken işte benim tek amacım Amerikalıları iş ortamında inceleyip örnek alınacak yerlerini tespit etmekti.Tabi her şeyde amaca uygun olarak gelişmiyor.

On bin kişi olursa tuvaletlerde yetmez doğal olarak.Bizim yine cır cır olan bir teyzemiz havuzun kenarında 80 metreye yayarak içini bir güzel boşalttıktan sonra tuvalete ulaştı.Bundan sonrada iş bize düştü.Hemen park service yöneticileri geldi önce biz beş kişiyi belli aralıklarla teyzenin boşalttıklarının başına dikip başladılar temizlemeye ama bu Amerikalılar cidden akılsız.Okadar adam bekliyor yolları kapatmışlar filan bir bak dimi nedir bu.Pat küt dalıyorlar bağıra çağıra zor engelliyoruz basmalarını.En son biri bastı bastığını anlayıncada koştu havuza ayaklarını yıkamaya.Artık ne yapalım gülmekten kırılıyoruz iğrençliği filan geçtik.Zencinin biride dikildi başımıza bizi gösterip çok eğlenceli diye kahkahalarla bize gülüyor.Bilmiyorki o pisliğin birde tuvaletin içinde olan ve kokudan bayıltan boyutu var.

Biz park services olunca işte muhabbetler hep böyle.Kim nereye ne kadar yapmış.Milletin ne kadar ne yaptığını takip eder olduk.Sağ olsun yöneticimiz artık acıdı da Noahs Ark’ın oteline çamaşırhaneye yolladı bizi.Bütün gün çamaşır yıka, kurula, katla uğraşırken üç türk olunca şarkı türkü söyleye söyleye yaptık işi.Rakı masası şarkılarından roman havalarına kadar ne varsa.Oda temizleyiciler de erkek olunca boyna havlu mavlu alma bahanesiyle yanımıza gelip durdular.Yanımızdaki 30 yaşındaki kadın bizle tek kelime etmezken erkekler gelince fingirdeyip durdu tabi orada çıtır kızlar varken seni ne yapsınlar.Baktı ki ona iş yok erkekleri kışıladı.Sanki elin Romanyalı kaslı yakışıklı erkekleri çok umrumuzdaymış gibi…

Olaylar burada da peşimizi bırakmadı.İki zenci adam ve bir zenci kadın sabaha karşı otelden üstü başı kanlı bir şekilde çıkarken görülmüş.Gören kişi hangi oda olduğunu hatırlayamadığı için kimse gidip bakamamış.Bizim işte, odaları tek tek gezip etrafta kanlı bir şey ve ya ceset olup olmadığına bakmaktı.Malesef kimse bir şey bulamadı adamlar baya temiz iş çıkarmış.

Wisconsin gibi kurallara karşı aşırı titiz bir eyalette nasıl böyle bir şey yapabildiler bilemiyorum.Okadar saçma kurallar var ki mesela hava sıcak diye açık havada sigara içmek yasak.Arabanda oturup içeceksin.Kim takar bu kuralı Türkiye’de.

Image

Image

İş yerinde de bize bununla ilgili bir oyun oynattılar.Parkın etrafında en çok sigara bulan bizim yöneticilerin yüzüne krema fırlatacaktı.Kazansaydm da yöneticilere krema atamazdım heralde 🙂 Amerikalıların sevdiğim özelliklerinden biride bu.Adamlarda kompleks yok.Bizim ülkemizde hangi yöneticiye böyle bir şey yapabilirsin? Ama ben yaptıracağım.Çalışanlarımın bana karşı bir öfkesi varsa rahatlasınlar işlerini daha bir şevkle yapsınlar diye.
Wisconsin’in bir diğer özelliğide bir sürü hayvanla dolu olması.Hayvanların doğal ortamına biz yerleşmişiz adapte olmaya çalışıyormuşuz gibiyiz.Bacaklarım zaten oraya buraya sürtünmekten yara bere içinde kalmıştı birde bu hayvanlar ısırmadık yer bırakmayınca hepten sokak çocuğu bacağı gibi oldular.Bir de bizim böcekler gelince cızıldar vızıldar ben geliyorum bak diye haber verirler.Bunlar gelip sokup gidiyor.Acısıyla farkediyorsun.Artık üstümde böcek filan görünce atmıyorum bile bıraktım teslim oldum ne yaparsa yapsın bir an önce gitsin üstümden diyorum.Çırpınışlar boşa yani.

Geyik,ceylan,sincap ,tavşan ne varsa dolu. Okadar doğal geliyorki bize bu hayvanlar.Sokakta bisikletiyle durup geyiğe; ‘çekilsene oğlum yolun ortasından’ diyen türkler gördüm 🙂 her yer orman zaten hayvan ne anlasın yolmuş bilmem neymiş. Şükür ki kedi yok en güzelide bu çünkü Kedi fobim yüzünden rezil olmaktan bıktım.

Wisconsin’de İş yerimizde günler, böyle biraz maceralı biraz eğlenceli geçiyor.Arada havuz başında gruplar çalıyor bizde canlı müzik dinleme fırsatı buluyoruz.Çöp toplamaya çıkınca bir birimizi ıslatıyoruz filan.İnsan eğlenmek istedikten sonra tuvalette pompalama bile yapsa keyif alabiliyor.Yeterki istesin.

One Comment Kendi yorumunu ekle

  1. alper dedi ki:

    Gerçekten güzel bir yazı olmuş.Başarılı.okurken çok güldüm :))

    Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s