DİBİNE KADAR EĞLENMEK…

Image

Image

O kadar çalışıyoruz şöyle keyifli güzel bir kahvaltı yapalım parası neyse veririz diyerek gözümüze çok lüks gelen şöyle süslü püslü güzel ,Amerikan usulü kahvaltı mekanlarından birine girdik.Sonunda pancake yiyecek olmanın verdiği heyecanla siparişlerimizi beklerken, aman Allahım masamıza filitre kahve getirmesinler mi…Adam gibi bir kahve içemiyoruz diyip diyip gezinirken önümüze mis gibi kahveyi koyuverdiler.Zevkten dört köşe kahvelerimizi yudumlarken leziz Amerikan kahvatımızla karnımızı bir güzel doyurduk.

Arkasından,en az bizim su parkımız kadar eğlenceli olduğuna inandığımız olympus’u keşfe çıktık.Hem su hemde lunapark olarak otantik bir şekilde dizayn edilen bu parkın dev roller costerları ve truva atı içinden geçen go kart pisti herkesin dilinde.Zeus’tan Hadese, Pegasustan bilmem kime kadar bir sürü mitolojik eğlence alanı içerisinde günün keyfini çıkardık.

Image

Parkın içinde keçilerin bulunduğu alanın mitolojiyle nasıl bağdaştırılıp düzenlendiğini idrak edemesemde hoştu. Bir güzel keçileri besledim.Hep bir çiftliğim olsun içinde bir sürü hayvanlar olsun onları bir güzel besliyim,atlara binip geziyim filn diye isterdim.Bir an durup hayal kursam mı diye düşünürken bu hayali emekliliğim için kurduğumu hatırlayıp gençliğimin tadını çıkarmak için plaja doğru yol aldım.

Sürprizz.Nightclub Wet’ten bir dj havuzun kenarına sistemi kurmuş.Plaj,güneş,DJ muhteşem üçlü.Ben şimdi nasıl kendimden geçmiyim.Bu nasıl bir şans ya sen git bir günlük Olympus hakkını havuzda dj varken kullan.Üç kız çantaları şezlonglara fırlatıp gezinmeye başladık.

Image

Dev dalgaların kıyıya doğru küçülerek, bacaklarımıza yaptığı yumuşak dokunuşlar bacaklarımızdan çok ruhumuzu okşarken  dj in çaldığı içimizi kıpır kıpır yapan parti müzikleri Miami sahillerinde salınıyormuşum hissi verdi.Daha fazla dayanamayıp havuz kenarında  kıkırdamayı bırakarak kız arkadaşlarımla birlikte  dalgaların üzerine uzandık.Belli periyotlarla gelen dev dalgaları beklerken çalan müziklerle dans edip günün tadını doyasıya çıkardık.Sexy and I know it çaldığında ise herkes için eğlence zirveye ulaşmıştı.Benim için özel bir anlamı olan bu şarkıyı dinlerken şarkıyı özel hale getirenleri de yanı başımda hissettim.Saçma sapan hareketlerle şarkının klibini canlandırmaya çalışan birileri gözüme batmasaydı eğlencenin zirvesinde daha uzun süre kalabilirdim 🙂 Millet şarkının sonuna doğru bozutunca sanki çok iyi yüzüyormuşum gibi dalgaların en yüksek olduğu kısıma ilerledim.Bir taraftan da çalan şarkılara anladığım kadarıyla eşlik ediyordum.Ne yapayım yani her kelimesini anlamak zorunda mıyım?Anlamadığım yerleri işime geldiği gibi sallayınca olmadı tabi sanki sesim çok güzelmiş şarkıyı da çok iyi biliyormuşum gibi yüksek sesle söyleyince, yanımdan geçenler bana gülerek yanlış söylediğim sözleri  düzeltti.Dalgaların keyfini çıkarmak için çok bilmişlerden iyice uzaklaştım.

Dalga gelirken  herkes  gülerek su içinde dalgadan kaçmak için koşmaya çalışsa da dalga üzerimizden geçtikten sonra tsunami atlatmışcasına tipimiz kaymış bir şekilde etrafımıza şaşkın şaşkın bakıyoruz.Bir süre su altında kalıp dağılan üstümüzü başımızı toparlayıp kaldığımız yerden devam ediyoruz.Doğru düzgün yüzme bilmeyen ben küçücük bünyemle dev dalgalara artistlik yaparken ,dalga beni içine alıp iki takla attırdı.Bu sırada ayaklarıma dolanan çekik gözlü bi adamda kurtulmak için çırpındıkça kafama gözüme vurdu.Dalga geçince kendimizi zor toparlayıp hiç bir şey olmamış gibi adamla birbirimize gülüp geçtik.

 

 

Başka bir felaket yaşamadığım havuzda saatlerce eğlendikten sonra kumsalda da biraz eğlenip lunapark kısmında eğlenceye devam ettik.

Image

Kocaman bir bezbol sahası gördüm tabi oynamazsam olmaz.Hemen atladım,  nasıl oynayacağız ne yapacağız filan derken adam elime iki tane jeton sıkıştırdı.Senin için bedava veriyorum diyip beni piste yolladı.Kız olmak nasıl bir şey ya herkes sürekli bedava bir şeyler veriyor.

Image

Ne sert bir oyun bir iki topa ancak vurabildim.Ama uğraşıp öğrensem çok zevk alacağıma eminim.

Image

Truva atının içinden geçen go kartlara bindik.Burada her yer go kart pisti dolu.Amerikalılar yollarda rahatça hız yapamadığından hızı hissetme duygusunu bu mekanlarda tadıyorlar.İlk turumu sakin sakin sağdan atıp yolu tanıyıp ne var ne yok öğrendikten sonra bastım gaza gittim.Metal,tahta ve asfalt zeminlerden geçip yarışı tamamladım.

Arkasından dev dev dev roller coesterlardan bir kaç tanesine bineyim dedim.Ben normalde çok korkarım ama deli cesareti işte.Millet roller coester aşağı inerken korkar ben yukarı çıkarken korkuyorum çünkü inerken başıma ne geleceğini bilmediğimden çıkarken tedirgin oluyorum.İnerken zaten ne olduğunu biliyorum niye korkiyim ki mantığındayım.Adrenalin filan yalan yani adrenalin için daha farklı şeyler lazım bana.

Adı üstünde Olympus herşey eski püskü.Coesterın zemini bile tahta ve acayip sarsıyor.Başımı oradada baya vurunca bende kafa kalmadı tabi zaten dalga havuzunda da darbe almıştım.Görmemiş gibi 4-5 kere de bindim bir kere daha binsem içim dışıma çıkardı artık.

Neyse ki sağ salim günü bitirebildim 🙂

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s